Warning: Use of undefined constant gad_content_tag_filter_replace - assumed 'gad_content_tag_filter_replace' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /homepages/19/d405004753/htdocs/kpk/wp-content/plugins/web-ninja-google-analytics/webninja_ga.php on line 1813

Markos İncil Bölümü 7:3-23 Yahudilerin ileri gelenleri İsa Mesih’le abdest konuyu konuşmaktadırlar. İsa ve öğrencileri Yahudi din bilginleri ve ileri gelenlerce dini yıkama töreler uymamakla Tanrı’nın

Musa’ya verdiği yasanın aykırnda yaşamakla suçlanarak halkın önünde kötüye çıkartırılmaya çalışılırlar. Peki bu tartışma konusunun altında ne var, abdest Tanrı tarafından uygalanması gereken bir unsur mu ve İsa Mesih bu konuyu nasıl yorumlar?

İlk olarak sözkonusu olan Musa’ya Tanrı tarafından açıklanan abdest (kişisel arınma) kuralları biraz yakından bakalım:

Bahsedilen temizlik kuralları Tevrat’ın Levililer bölümü 11-15′te geçmektedir. Burada geçen temizlik kuralları insanı Tanrı’nın önünde ruhsal açıdan temiz sayılmalarına, yani arınamkla, ilişkiliydi. Dışsal anlamda pek bir önem taşımıyorlardı. Kuralların koyulma sebebiyse İsraillilerin çok kutsal olan Tanrı’nın huzuruna, yani tapınağına, yaklaşmalarını sağlamasıydı. Bu dini yıkamaları yapmadan kimse Tanrı’nın huzuruna (yani tapınağına) çıkamazdı. Musa bu kuralları Tanrı’nın tasarası açıklayan Tevrat çerçevesi içerisinde bizzat Tanrı’dan almıştır.

Sözkonusu olan bu temizlik kuralları İsa Mesih’in gününde Roma döneminden önceki yüzyıllar içinde Ferisi ve benzer muhafazakar Yahudi mezheplerce Tevrat’ta belirten amaçtan daha sıkı bir konuma getirilerek saptırılmış bir şekilde öğretiliyordu. Bunların arasındaki olan ana saptırış yıkamaların Ferisiler ve din bilginlerce sevap niteliğine kavuşturulmasıydı. Arınma yıkamaların asıl amacı,

simgesel bir yıkanış olması, Tanrı’nın tasarısına ayıkırı olan insan öğretişlerin birikmesiyle unutuldu.

Peki İsa Mesih Yahudilerin içinde bulundukları bu yanlış öğretilere nasıl yanıt verdi? Markos 7:6-13 geçen İsa Mesih’in cevabı şöyle:

İlk önce Yahudilerin ileri gelenlerin asıl amacını ortaya çıkarır. Ferisi ve din bilginleri Tanrı’yı hoşnut etmek değil daha çok kendilerine iyi bir görünüm kazanmakla ilgileniyorlardı. Bu konuyu İsa’ya getirmelerin asıl amacı Tanrı tarafından İsrail’e gönderilen vaadedilen Kurtarıcı olarak reddetikleri için kötüleyerek O’nu halkın önünde gözden düşürmekti. Tevrat’ı, yani Şeriat’ı, ilahi yetkiyle yorumlayabilen İsa Mesih ise din bilginleri tarafından eklenen kuralların geçersiz ve hatalı olduğunu bilerek insanı kirleten asıl kaynağı açıklar:

İnsanın dışında olup içine giren hiçbir şey onu kirletmez. İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır” (Markos 7:15-16)

İsa’nın bu sözlerini ele alarak şunu çıkartabiliyoruz:

1. İnsanı kirleten yüreği içinden çıkandır
2. Dışsal yıkamalar ve benzer töreler yüreği temizlemekte hiç bir fayda yada ektileri yoktur

Ayrıca İsa Mesih şöyle devam eder:

Dışardan insanın içine giren hiçbir şeyin onu kirletemeyeceğini bilmiyor musunuz? Dıştan giren, insanın yüreğine değil, midesine gider, oradan da helaya atılır. (Markos 7:18-19)

Bu sözleri söylemekle İsa Mesih yemeklerin tümünü temiz ilan eder (böylece helal ya da haram bir yemek olmadığını açıklar).

Kısaca İsa Mesih’e göre abdest’in imanlının hayatında gereği var mı? Hiçbir gereği yok! İsa Mesih günahlarımızın cezasını çarmıhta çekerek ve öldükten üç gün sonra dirilerek kirliliğimizi ortadan kaldırmıştır. İsa, ruhsal kirliliğimizden kendiliğimizden arınmamız olanaksız olduğunu bilerek dünaymıza gelmeye razıydı. Musa’ya verilen Yasa’da açıklanan temizlik kurallarını tamamladı (Matta 5:17) ve böylece bize sonsuz ve kutsal bir yaşama sahip olma imkanı sağladı. Bu hayata sahip olmak için tek yapılması gereken şey Tanrı önünde İsa Mesih adında günahlı olduğumuzu, kendi gücümüzle temizlenemeceğimizi, sadece ve sadece İsa Mesih yoluyla kurtulabileceğimizi itiraf etmek ve böylece İsa’nın fiydesini kabul ederek O’nu hayatımızın Rab’bi olarak ilan etmektir. Romalıların 10:9-10′da yazıldığı gibi:

İsa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkca söyler ve Tanrı’nın O’nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın. Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.

Bu ayette anlatılanlar uygulanıldığı an artık günahın gazabından kurtuluşa, yeni bir yüreğe sahip olmakla birlikte, Tanrı’yla direk bir ilişki içerisinde olarak sonsuz yaşama sahip olabil bilmenizi isteriz.